• facebook
  • twitter
  • googleplus

“Türkiye’nin En Büyük Sorunu Nedir” Sorusuna Türkiye’nin Yüzde 46’sı “Ekonomi” Cevabını Verdi

  • Ocak 12, 2019
  • 0

yasamsal ve Siyasal Araştırmalar Merkezi (SAMER) tarafından 16 şehirde iki bin 400 seçmenle yapılan, siyasi gündem ve seçilecek kisi eğilimleri anketi dikkat cazip veriler sundu.

BİR İLK YAŞANDI

İlk kez “Türkiye’nin en hatri sayilir büyüklükte meselesi nedir” sualine yüzde 46 oranında ahenk gösteren ücret meseleler yanıtı verilirken, kendisini izleyen Kürt meselesi yanıtıyla arasında yüzde 29,9 ayrım görünüyor.

‘EKONOMİK STANDARTLAR DÜŞÜK’

SAMER Koordinatörü Yüksel Genç, anket neticelerini Evrensel’e değerlendirdi. bunun benzeri tek neticenin elde edilmesine ait konuşan Genç, “16 il, Türkiye’nin ahenk gösteren ücret standartları en düşük kentlerini barındırıyor. İstihdam, yasamsal güvenceler açısından en düşük banda sahip ve üstelik çatışmalı ortamdan kaynaklı Zati esas ihtiyaçlara erişim noktasında sıkıntıları var olan tek yerdi. İkincisi öteden beridir fakirlik oranının oldukça çok olduğu alanda geçinebilmeyi kolaylaştıran tek öğe vardı; dayanışma ekonomileri. ama özellikle nihayet senelerde bu dayanışma ekonomileri olarak tanım edebileceğimiz yakın münasebet ağları içerisindeki insanların birbirine destek olabilme süreçlerinin ağırbaşlı manada tahrif olduğunu görüyoruz.” dedi.

‘ADIYAMAN’DA TÜTÜN ELDE KALIYOR, MUŞ’TA PANCAR ÜRETİLMİYOR’

“Krizle baş edebilme dinamiği dediğiniz şeyler, ‘dayanışmacı ekonomiler’ neyi ifade ediyor? sualine cevap veren toy şu ifadeleri kullandı:

“Tek kastım gündelik ihtiyaçlar birinde yokken diğerinden almak değil. Bunlar da mühim meseleler ama kıra, bahçeye dayalı olarak açığa çıkmış var olan güncel imalat hanelerinden de ağırbaşlı manada soyutlanmış tek yerden bahsediyoruz. Zira çiftçiliğin can vermesi demek, bölgedeki alışılmış olan istihdam sahalarından, ahenk gösteren ücret kaynaklarından birinin can vermesi demek. Ve biliyorsunuz Türkiye’deki tarıma dayalı istikbal ağırbaşlı manada meseleli vaziyete geldi. Adıyaman’da tütün elinde kalıyor, Muş’ta pancar üretemiyor bu insanlar, veyahut yaylaya çıkamıyorlar çatışmaların tekrar tırmanmış olmasından dolayı. tarım ve hayvancılığa dayalı ne tek istikbal hanesi kurabiliyor ne de istihdam mümkün. Biz aynı zamanda ev sayılarını da ölçüyoruz. gittikçe geniş hanelerden minik hanelere doğru tek artış var, şehirleşme ve metropolleşme artıyor. Bu da toplumun alışkın olduğu münasebet biçimlerini çözüyor ve cemiyet bu noktaya geliyor.”

önceki haber «
sonraki haber »

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir